Asansörün metal duvarları arasında dolaşan hafif bir vanilya ve odunsu karışımı ten kokusu, her seferinde aynı yerden yakalıyor nefesini; kapılar açılırken o koku birden dağılır gibi olur ama izi teninde kalır. Çobançeşme kavşağından Soğanlı’ya inen dar sokaklarda bile aynı iz sürer, çünkü o koku artık seninle yürür.
İki ya da üç kişinin aynı anda hareketini aynı ritimde tutabilmesi, bakışların birbirini tamamlaması, hiçbir zaman tek bir çiftin yarım bıraktığı şeyi üç kişinin birlikte bitirebilmesi; bu Bahçelievler’de benim için en kolay bulunan heyecan. Yayla’dan geçerken ya da Ömür Plaza’nın önünden arabaya binerken bile o dakikaları düşünürken bile içimde kıpırdanma başlar. Her seferinde biraz daha yavaş, biraz daha derin, biraz daha uzun sürer.
Hadi gel, kapıyı sen aç, ben içeride bekliyor olacağım; birlikte daha uzun süre o kokuyla sarılalım.
- Yaş: 24
- Semt: Bahçelievler
- Boy: 170
- Kilo: 52
- Müsaitlik: Gündüz ve akşam
- Görüşme: Otel, rezidans